hatıra defteri (tümce-le-me)
gökyüzünde gezinen bulutların pusu altında, sonbahar ile ilkbahar arasında gidip gelen romatizmal sıkıntıların eşlik ettiği - belki de neden olduğu- ikilemler, iklimlemeler, iki uçlu duygulanımlar yaşarken adam akıllı; tümce-le-me kaçınmasına direnç göstermenin verdiği düşünsel çırpınmaların karga burunları, trafik ışıkları kırmızıyı gösterirken bile durmuyor çıkarsa-ma-sı her daim yineleniyorken monologlarında, kişisel tanımlamaların, açıklamaların, hipnotizmaların, varoluşların örgütsel bazda konum edinme gerçekliğiyle karşı karşıya –yeşil ışık her daim çalışıyor- kalıp, iç titreşimlerin ışığında sessiz sedasız tümce-le-melerin ortasında yuvarlanıyorken sırılsıklam, isli kirli bacaların ağızlarında tütüyorken duman duman, oturuyorken, yürüyorken kupkuru kalabalığın sağ kenarında belli belirsiz, gittikçe daralan daraltıkça sıkılan merdivenlerden koşar adım iniyorken şarap mezbahalarına, nemle karışık kalabalık bir güruhu kokluyorken edimsel salkımlarla, tümce-le-me müziğe eşlik ediyorken –belki de müzik eşlik ediyor tümce-le-me hecelerine-, kısa, minik bir boğazın arasından dumanı tüten tüttükçe kısalan ve yok olan imgelemini soluyorken her fırsatta, yudum yudum sindiriyorken sarı saçaklı tarla yerlilerini dost söylencelerle orada burada şurada her neredeyse, kısalıp kısalıp uzuyorken gölgeleri, terliyorken alnının ucubeleri, açılıp kapanan irili ufaklı kapkara göz bebekleri, her nevi dudak çekişmeleri inip çıkıyorken batıya ve yine batıya,…
tümce-le-me güçlükleri…
nerelerdeyim şimdi?
Yorum yok
Yorum Yaz | Takip Et