Ana Sayfa

pus…

“o kadar ‘pus’ ki herşey… hemen her(şey)kes…”

bir başlık düşünürken buluyor kendi kendini: “farkındalığı ertelemek için varoluşsal çırpınışlar”

otururken, konuşurken, gülümserken, somurturken didikliyor her bir yanını… “olmuyor artık, biliyorum” diyor. derken “üç kız bir adam” çıkageliyor puslu, karanlık, katıksız bir geceye…

“neden?”

“bilmiyorum…”

“neden?”

“bil-e-miyorum…”

“neden?”

“bil-me-sem…”

“nedennnnnn?”

“bilmek istemiyorum…”

“nasıl?”

“sokrates’in karısı…”

“ne?”

“yerdeniz, yerdeniz ve büyü…”

“…?”

“…”

“o kadar ‘pus’ ki herşey… hemen her(şey)kes… suskunluğunu koruyamamanın tarifi gelmez sıkıntısı…”

“farkındalığı ertelemek için varoluşsal kanat çırpınışları”

“neden?…”

“…”

Yorum yok

Yazı ile ilgili yorumları en son yorumlardan başlayarak tarihe göre sıraladık.
Yorum Yaz | Takip Et

Yorumlarınız?

-kurtar beni! kendinden de, benden de. öyle davran ki, artık birbirimizle uğraştan vazgeçelim, ben de sana karşı daha uysal olayım.

aşırı sarhoşluktan ve dünyayı unutmuşluktan yorgun, solgun. yan yana yürüyerek geldiler ve önlerine baktılar; oyunda, gülmekte ve uykuda olduğundan çok birbirinden uzaklaşmış olarak. sonra yukarıda dilsiz kucaklaşmalar; ne kanuna karşı gelerek ne de ona uyarak yapılan dilsiz ödevler. ama uzun uzadıya değil. değil artık uzun uzadıya.

-ben duygularımı soydum ve giyisilere soktum.
-için mi söylüyor bunu bana?
-içim! durup dinlenmeden aradım, uzun yıllar araştırdım, ama içimde bir kimseye rastlamadım hiç bir zaman.