Ana Sayfa

geceydi ve hava sıcaktı…

dingin, puslu bir akşamın mavi hüzmeli sema tonlamalarının altında, parmaklarımın iki arasında yanan, -boğaz üçlemesi- yandıkça tüten sigaramın dumanıyla ve soluğuyla süregiden keyif dolu, huzurlu bir geceydi ve hava sıcaktı…

okumaya yeni başladığım bir engin geçtan romanındaydı aklım: ilginç bir kurgu, keyifli bir serüven, psikoloji-psikiyatri kaynaklı zorlamasız kahramanlar…

yanı başımdaydı acıbadem likörü(-m) ve içinde “hava sıcaktı…” feryadıyla yavaş yavaş eriyen buzlar.

sevgilim karanlık göğün altında yarım ay ışığında bir veda partisinde fasıl yapıyorken, ona dair geçmişimi düşünürken bulmuştum kendimi, yakın bir gelecekte bekleyen 4. yıldönümünü hatırlarken…

bir heyecan nasıl dinginlik dolu olur?

onu düşünüyordum, düşündüğüm şey tam olarak oydu.

hissediyordum, seviyordum, heyecanlanıyordum ve dingindim…

dingin, puslu bir akşamın mavi-gri hüzmeli sema tonlamalarının altında, parmaklarımın iki arasında yanan, -boğaz üçlemesi- yandıkça tüten sigaramın dumanıyla ve soluğuyla süregiden keyif dolu, huzurlu bir geceydi ve hava sıcaktı…

kraliçem kendi halinde, prensim yanıbaşımdaydı…

 

 

 

 

 

Yorum yok

Yazı ile ilgili yorumları en son yorumlardan başlayarak tarihe göre sıraladık.
Yorum Yaz | Takip Et

Yorumlarınız?

-kurtar beni! kendinden de, benden de. öyle davran ki, artık birbirimizle uğraştan vazgeçelim, ben de sana karşı daha uysal olayım.

aşırı sarhoşluktan ve dünyayı unutmuşluktan yorgun, solgun. yan yana yürüyerek geldiler ve önlerine baktılar; oyunda, gülmekte ve uykuda olduğundan çok birbirinden uzaklaşmış olarak. sonra yukarıda dilsiz kucaklaşmalar; ne kanuna karşı gelerek ne de ona uyarak yapılan dilsiz ödevler. ama uzun uzadıya değil. değil artık uzun uzadıya.

-ben duygularımı soydum ve giyisilere soktum.
-için mi söylüyor bunu bana?
-içim! durup dinlenmeden aradım, uzun yıllar araştırdım, ama içimde bir kimseye rastlamadım hiç bir zaman.