yeşil derin, derin kuyu
öfkesini daima derin yeşil kara sürmeli gözleri ile dış dünyaya bağırıyorken olabildiğince sakin, olabildiğince dikkatli ve isteksiz olması düşündürmeye başlamıştı beni. her gün olmasa bile, çoğu gün yeşil öfkelere boğulurken buluyordum kendimi, olabildiğince ısrarla ve sadakatle… öfkenin dışa vurduğu yeşilin içinde tam anlamıyla ilkel bir kedi vardı avının üzerine atlayıp pençeleriyle paramparça etmek ve sonra oradan çekip gitmek isteyen koca patili bir kedi.
dinginlik durumlarında mırıldanmadığını çok önceleri fark etmiştim şaşırmadan. gördüğüm ve tanımaya başladığım ilk anlardan itibaren benim ve diğerlerinin yanında mırıldanmayacağını öngörmüştüm. üzülmüştüm. içimde acıyı baskılamıştım aynı onun yaptığı gibi…
acıyı baskıladığı zamanlarda öfkesini arttırdığını sonraları fark etmiştim -ki zaten tanışıklığımızın giriş dönemlerindeydik-. derinliklerindeki yeşili, hareketsiz devinimlerinin bendeki aynılığı, yalnızlığı, tercih ettiği tek başınalığı -tercihli asosyalliğini-, ağır ağır akan ve süregiden devamlılığını, kendi içindeki tutarlılığını, nezaketini ve saygısını, sigarayı her içişinde koşullanmış rahatsızlığını, maddelerini tanımaya çalışırken diğerlerini unutuşunu, suskunluğunu, dışsal tepkisizliğini, duyarlılığını, kendini kaybedişini, içki içişini, babası ile sohbetlerini, babasını, arkadaşlarını, sevgisini, mutluluklarını, umutsuzluklarını, okuyuşunu, öfkelerini erteleyişini, duruşunu, sesini,… düşünmüştüm. hala düşünüyorum.
azıcık kirlenmiş, azıcık örselenmiş genç bir yeşilin derinliklerindeki yaşantıların anlaşılamadığının -belki de anlatamadığının-, ona olan yaklaşımların hata paylarının, sevginin yetersizliğinin -ona yetmezliğinin-, çevrenin yetersizliğinin -potansiyelinin farkına varmaya başladığını dileyerek-, aşkın çok yakınından geçerken yanlış tutumlarla aşkı itmesinin ya da yetersiz kişilerde aşkı bulduğunu sanmasının, aşksız olmasının, sağ-sol davasının, madde problematiğinin çözümüne yaklaşımının, kendilik algısının, annesinin ve diğer her şeyin içinde toparlanmaya yavaş yavaş başlamaya hazırlanan, kısasa kısas davranışlarının sonuçlarını suskunlukları ve öfkeleriyle yatıştıran derin yeşilin “neden?” den sonra “nasıl?”ını yanıtlamaya çalışmak…
büyük, koskocaman bir yumağın ne kadarını yeşilin hangi zamanlarında açmak…
anlayışlı, öfkesiz, tam anlamıyla dingin olduğu zamanlarda daha ilgi çekici ve daha yaklaşılabilir olduğunun farkındalığının derecesini görmesini sağlamaya çabalıyorum şu sıralar: her gün minicik bir cümle ekliyorum karşılamalarıma, vedalaşmalarıma. her geçen gün olumlu uyaranlarımı arttırıyorum mutlu ve huzurlu olması dileği ve inancıyla, en içten çabalarımla…
yeşilin derinliklerinde bir kedi saklı sanki sarı-siyah..
(b. k. ‘ya…)
Yorum yok
Yorum Yaz | Takip Et