Ana Sayfa

hatıra defteri (tanrım!)

kıbrıs şehitleri caddesi/alsancak/izmir aralık 2005/00:24

yağmur çiseliyor penceremin perdesinde, rüzgar hafif hafif esiyor… içim gıdıklanırken tam da kedilerim bıyıklarıyla eşlik ediyor. derken; “dışarı çıkmalı” diyorum, “tam da zamanı…”

sokaklar bomboş loş. inanılmaz!

kendini bilen bir büfeden bira almak ne kadar hoş!

kendini bilmez sokaklarda eve kadar seksen, bilemedin doksan adım yürümek!

barlardan yarı zamanlı sarhoş çıkmış olanlarla aynı zeminleri rahat adımlarla arşınlamak, zamanın kıyısının biraz ötesinde apartman kapısının önünde anahtarla cilveleşmek, sonrasında eve varışın kedi karşılaması ve sevgilinin merakının ilgiyle karışımı…

tanrım!
diyorum ya; ne kadar da düşüncelisin!

Bir yorum var

Yazı ile ilgili yorumları en son yorumlardan başlayarak tarihe göre sıraladık.
Yorum Yaz | Takip Et
  • Bakus :

    tanıdık bir şehirden bilinmezlere doğru yolculuk yapmak hevesinde olan ey dost!
    şaşırma sakın çünkü tanıdık bir büfeden bira almak bir süre uzak, 80-90 adımda eve gitmek, ve yolda aynı zeminleri rahat arşınlamak zor..
    üzmek için değil tüm bunlar sadece -serzeniş-teyim..

    5 Ocak 2006, Perşembe |

Yorumlarınız?

-kurtar beni! kendinden de, benden de. öyle davran ki, artık birbirimizle uğraştan vazgeçelim, ben de sana karşı daha uysal olayım.

aşırı sarhoşluktan ve dünyayı unutmuşluktan yorgun, solgun. yan yana yürüyerek geldiler ve önlerine baktılar; oyunda, gülmekte ve uykuda olduğundan çok birbirinden uzaklaşmış olarak. sonra yukarıda dilsiz kucaklaşmalar; ne kanuna karşı gelerek ne de ona uyarak yapılan dilsiz ödevler. ama uzun uzadıya değil. değil artık uzun uzadıya.

-ben duygularımı soydum ve giyisilere soktum.
-için mi söylüyor bunu bana?
-içim! durup dinlenmeden aradım, uzun yıllar araştırdım, ama içimde bir kimseye rastlamadım hiç bir zaman.