Ana Sayfa

aşka borçlanmak

aşka borçlanıyorum her geçen gün evet; her geçen gün onu değil, onun yansımasını yaşıyorum onu var sayarken yok görerek…

aşkı her geçen gün ve hatta her durum yorumlamasında farklılaştırıyorum ve eleştiriyorum esnekliğini; şu aşk, bu aşk değil diyerek…
aşkın nesi var, nesi yok, nesi kör; yalnızca kişilere özelleştiriyorum umarsızca ve arsızca… ve diyorum ki “aşk, işte bu şekilde aşk ve aşk arsızca var arsızca yaşandığında…”
aşkın yaşına, soyuna, ırkına, rengine, boyuna, enine,… bakıyorum ayrı ayrı; tümüne, bütününe bakamıyorum, yapamıyorum: yaptığımda aşk’ı terkediyorum…

aşk’ın acımasızlığını ya da aşırılığını yaşıyorum farkında olmayarak; farkına vardığımda ihanet ediyorum: borçlanıyorum.
ihanetim intihara, borçluluğum öpücüğe dönüşüyor; aşkla başlayıp, aşkı bulamıyorum…

 

Bir yorum var

Yazı ile ilgili yorumları en son yorumlardan başlayarak tarihe göre sıraladık.
Yorum Yaz | Takip Et
  • hilal sonbay :

    Aşkın bir çok tanımı beni içine almıştır okuduğumda. Ama en çok vuranı, en
    çok yansıyanı ayna misali gönlümden bu satırlar oldu.

    Gönlüne, ruhuna sağlık…

    1 Şubat 2007, Perşembe |

Yorumlarınız?

-kurtar beni! kendinden de, benden de. öyle davran ki, artık birbirimizle uğraştan vazgeçelim, ben de sana karşı daha uysal olayım.

aşırı sarhoşluktan ve dünyayı unutmuşluktan yorgun, solgun. yan yana yürüyerek geldiler ve önlerine baktılar; oyunda, gülmekte ve uykuda olduğundan çok birbirinden uzaklaşmış olarak. sonra yukarıda dilsiz kucaklaşmalar; ne kanuna karşı gelerek ne de ona uyarak yapılan dilsiz ödevler. ama uzun uzadıya değil. değil artık uzun uzadıya.

-ben duygularımı soydum ve giyisilere soktum.
-için mi söylüyor bunu bana?
-içim! durup dinlenmeden aradım, uzun yıllar araştırdım, ama içimde bir kimseye rastlamadım hiç bir zaman.