Ana Sayfa

şizofren mektup 1

Kural tanımaz olmak kuralsızlık anlamına gelmez; gelmemeli de. Olsa olsa karşı kurallar olmalı; olmalı da. Toplumsa ilişkilerin her biri kurallar dizisidir; beğensek de beğenmesek de.

 Kişi –insan değil, kişi- kendi kurallarını “kendi” ilişkilerinde koymalı; kimi “anlarda” koyuyoruz da. Çünkü bu “anlarda” başkaları yoktur; olmamalıdır, olmamalıydılar. Ama oluyorlar; olmak istiyorlar. Oyun başkalaşıyor, yenidenleşiyor, evrimleşiyor. Oyunlarım-ız diyebileceğimiz, yaşayabileceğimiz “anlarda” oyunbaz mıyız, oyun bozan mıyız? Her iki durumda da oyun –bazen tek kişilik de olsa- oynanır. Çoğu kez tek kişi oyununu diğeriyle de –kendi kurgusu ile- sürdürür. Belirli bir anlamda acıyı oynamak ya da /ve palyaçoluk yapmak oyunu trajikomikleştirir. Böylesi tek tek yaşantılar, genellikle, çoğul yaşanır. Oyun da çoğullaşabilir, oyuncular da. Benim bizim onun dediğimiz, sandığımız oyunlar, artık bizi oyuna getirebilirler. Tehlikeli oyunlara gireriz böylelikle; kaçarken yaklaştığımız ya da yaklaşırken kaçtığımız oyunlardır bunlar. Hiçbir oyuncu oyunu oynarken rölünü önceden bilmez –bildiğini sananlar olabilir- , tuluat yapar, Mış gibi yapar.

Yorum yok

Yazı ile ilgili yorumları en son yorumlardan başlayarak tarihe göre sıraladık.
Yorum Yaz | Takip Et

Yorumlarınız?

-kurtar beni! kendinden de, benden de. öyle davran ki, artık birbirimizle uğraştan vazgeçelim, ben de sana karşı daha uysal olayım.

aşırı sarhoşluktan ve dünyayı unutmuşluktan yorgun, solgun. yan yana yürüyerek geldiler ve önlerine baktılar; oyunda, gülmekte ve uykuda olduğundan çok birbirinden uzaklaşmış olarak. sonra yukarıda dilsiz kucaklaşmalar; ne kanuna karşı gelerek ne de ona uyarak yapılan dilsiz ödevler. ama uzun uzadıya değil. değil artık uzun uzadıya.

-ben duygularımı soydum ve giyisilere soktum.
-için mi söylüyor bunu bana?
-içim! durup dinlenmeden aradım, uzun yıllar araştırdım, ama içimde bir kimseye rastlamadım hiç bir zaman.