Ana Sayfa

tutunamamak (”tanrı baba”)

the-crucifixion.jpggünlerce çıkmadı evden, belki aylarca, o kadar ki zaman kavramı yalnızca yılı biliyordu. ne okula, ne çarşıya, ne içmeye, ne gezmeye, ne arkadaşa, ne sevgiliye, ne kediye; hiçbirşeye ve hiçbiryere uzanmıyordu eli. yarım kalmış, bitirilmemiş bir satranç, bir oyun duruyordu yerli yerinde odanın bir köşesinde ‘şah ve mat’ı bekleyerek. duvarlar ayrıntıları baktıkça ürperten karakalem resimlerle donanmıştı, ‘tanrı babanın not defteri’ isayı ve havarilerini haykırırken tam da, açık kalmıştı masasının üzerinde…

- tanrı da yalnız en az benim kadar!

ve arkadaşlarının isimlerinden tanrı-isa-havariler üçgenini tamamlayan anlamlar çıkarmaya başladığında ‘tanrı babanın not defteri’ni sonlandırdı son yaprağında. defteri sonlandıranın isa, defteri sonlandıranın arkadaşlarının da isanın havarileri olduğunun farkına vardığında, telaşlı bir heyecanla müjdeyi verdi arkadaşlarına oryantalizmin ve alkolün eşliğinde. ve arkadaşları sadık kalarak sevgili muştucularına rollerini belirlediler çizilen üçgenin dışında, ve dahası sorgular, sualler, tanrı babayla monologlar, muştucuyla diyaloglar,… derken çıkamadan işin içinden evren, çağın nuru, asil kan, asıl kan falan derken o günün bitmesiyle dağıldı üçgen bir başka yıla, bir başka mekana…

- yalnız sol elimdir çarmıha gerilen…

sonrası gerçek dışı, sonrası persona…

- aynaya karakalem portremi çizdim, hergün bakıyorum yüzüne.

Yorum yok

Yazı ile ilgili yorumları en son yorumlardan başlayarak tarihe göre sıraladık.
Yorum Yaz | Takip Et

Yorumlarınız?

-kurtar beni! kendinden de, benden de. öyle davran ki, artık birbirimizle uğraştan vazgeçelim, ben de sana karşı daha uysal olayım.

aşırı sarhoşluktan ve dünyayı unutmuşluktan yorgun, solgun. yan yana yürüyerek geldiler ve önlerine baktılar; oyunda, gülmekte ve uykuda olduğundan çok birbirinden uzaklaşmış olarak. sonra yukarıda dilsiz kucaklaşmalar; ne kanuna karşı gelerek ne de ona uyarak yapılan dilsiz ödevler. ama uzun uzadıya değil. değil artık uzun uzadıya.

-ben duygularımı soydum ve giyisilere soktum.
-için mi söylüyor bunu bana?
-içim! durup dinlenmeden aradım, uzun yıllar araştırdım, ama içimde bir kimseye rastlamadım hiç bir zaman.