sevgilinin bütün “ben”leri
sevgilinin tüm benlerine duygusal anlamlar yüklemek… belki durumlar karşısındaki duygulanımlarını, davranışlarını öngörmek…
öfke çeşitlemelerini derece derece biliyorum senin; kimi zaman sevimli çocukluğun hayalimde canlanıyor, kimi zaman ciddiyetinin gerçekliğini görüyorum, kimi zaman öfkelerine eşlik ediyorum karşıtlıkla…
mutluluklarında bireysel olmayan ‘ben’i tanıyorum ben; çoğulları yaşıyoruz birlikte, çoğul kılıyoruz birbirimizi, aynalarımızı çoğaltıyoruz sansürsüz…
şaşkınlıklarındaki naiflikle daha da çok sevip, daha da aşık oluyorum, daha da gülümsüyor yüreğim, içi içine sığmıyor bir muhabbet kuşunun yüreği nasıl sığmazsa kendi yüreğine…
hüzünlerinle yıkanıyor yüreğim her ne kadar dışavurumun olmasa da, dışavurumum olmasa da dışavuranın oluyor. koskocaman hüzünler yaklaşamıyor gözlerine, sınır tanınıyor…hüzünlerini farklı yansıttıkça elinde olmadan, ben yansıyorum hüzün dolu coğrafyalara…
şimdi şimdi varsaydığım tüm duygularına duygular ekleyerek kendimce methiyeler ve yergiler düzüyorum hiçbir zaman yeterli bulmayarak ve hiçbir zaman tümünü yazmayarak… ve yine yarım bırakıyorum evet; tanımlanamayan, adı konulamayan tüm duygularına duygularımı da ekleyerek yüreğimin tüm köşelerine yerleştiriyorum…
Yorum yok
Yorum Yaz | Takip Et