ölmeye yatmak
![]()
ölmeye yatıyorum…
kötü hatırlayın beni: rutinlerine çok bağlıydı, obsesifti aslında, deyin… değişikliklerde beynine kan gitmezdi, zaman alırdı değişikliği rutine çevirmesi, deyin… kızdığında feci kızardı, kızarırdı, canı acırdı bile bile, canını yakardı sevdiklerinin ama yine de severdi, sevmeye devam ederdi, deyin… kendi canını daha çok yakardı esasında, dedik ya obsesifti, deyin… duygusaldı çok ama duygusallığını öfkeleriyle eşdeğer tutardı, biz öyle görürdük onun duygusallığını, öfkelere bezenmiş duygusallığını her defasında zamanından sonra görürdük, deyin… ağlamazdı da, hıçkırırdı, gururluydu çok, mantıksızca belki de, deyin… zaman zaman sosyal, çoğu zaman asosyaldi, deyin… bencildi; özgürlüğüne, mahremiyetine, kişilik haklarına ve duygularına, özgüvenine ihanet etmezdi; ihlal edildiğinde sorgusuz ihanet ederdi, deyin… çok sabitti duygusal edimleri ve yaptırımları (!); duygulanımı hüzünleriyle tutarsızdı, hastalıklıydı, sinir bozucuydu, irritable’dı, deyin… sevmezdi hiç emir kiplerini * ve uygulamazdı asla, istemezdi hizmet etmeyi ve edilmeyi, abartırdı hatta çoğu zaman, deyin… aceleyi de sevmezdi acele edilmesi gereken durumlarda bile, deyin… bağırıldığında yüzünde şimşekler çakardı kızıl mavi, nefret duygusu uyanırdı damarlarında, deyin… ya da demeyin, hatırlamayın beni…
iyi hatırlayın beni: tüm duygu ve düşüncelerimi, hareket ve davranışlarımı… siz karar verin: iyi yönlerimi hatırlamayı ya da unutmayı… ya da hatırlamayın, unutun beni…
kötüydü esasında, deyin… “her ölümün ardından iyi konuşmak zorunluluğu, yorar bizi” deyin… ya da demeyin… susun…
esasında kötü olarak adleddiğimiz daha ne çok yönü var, ama sıkıldık ve yorulduk, deyin… ya da demeyin…susun…
ya da boşverin herşeyi…
“ölmeye yatıyorum, eğer bir sonsuzluk varsa; sonsuzluk olmak istiyorum… ismi anılmayan, gözleri görmeyen, yaşamayan bir sonsuzluk…”
Yorum yok
Yorum Yaz | Takip Et