hem çok hem yoksun
çok: yeterli, şefkatli, sevgili ve ’sevgili’, na-bipolar,…
çoksun; uyutuyorsun beni geceleri…
çoksun; öğütüyorum seni geceleri…
çoksun; düşünüyorsun beni…
çoksun; düşündüğünde şaşırtıyorsun beni yeni yeni…
çoksun; gökte yerde bir paylaşıyorsun beni…
çoksun; yerde gökte bir paylaşıyorsun seni…
çoksun; ‘her nerede ve ne zaman, nasıl’ hissettiriyorsun…
çoksun; kırılganlığın sesinde darmadağın…
çoksun; “yokluğun” diyorsun “yıkıyor, kanatmıyor”…
çoksun; “kırmızılar bürünüyorum hergün” diyorsun üstelik…
üstelik çoksun; “olsa olsa bir kaç damla yuvarlak halka”…
yok: yetersiz, az, bipolar,…
yoksun; uyuyorum, düşlüyorum…
yoksun; yeniden yeniden keşfediyorum…
yoksun; düşünde şaşırtıyorsun beni…
yoksun; düşünde şaşırtıyorum seni…
yoksun; beyaz-siyah bir kediydim ben…
yoksun; beyaz-siyah bir kedi geçti üzerimden…
yoksun; bir çok duygu ifadesisin duvarlarımda-hangi duvarlarımda…
yoksun; tren istasyonunda ifadesiz herhangi bir duygusun…
yoksun; okundukça hatırlanan, hatırlandıkça yoklanan, hatırlandıkça çoklanan…
yoksun; olsa olsa bir duygusun
üstelik yoksun; …
Yorum yok
Yorum Yaz | Takip Et