Ana Sayfa

emprovize düşler (kan)

alabildiğine geniş bir salon… her yer ve herkes beyazlar içinde…

iç ses: herkes neden beyazlar içinde?…

öyle boğucu bir kalabalık değil bu, tuhaf bir kalabalık! bir eğlence, dinlence ya da sohbet ortamı yok. öylesine gezinen, koltuklara yayılmış, yerlerde oturmuş ya da yalnızca katatonik bir biçimde olduğu yerde kalakalmış bir insan (!) topluluğu bu ve herşey slow motion gerçekleşmekte, rüzgar esmekte…

iç ses: herkes dans ediyor sanki…

ve odaya hakim olan atmosfer, oraya adımını atana da hakim…

iç ses: konuşan, bakışan herhangi bir ses de yok!

acımasız bir rehabilitasyon programını andıran bu herşeyin ‘yok’ olduğu odada tanıdık bir yüz görmekte, yanına gitmekte, oturmakta koltuğun beyazına…

iç ses: sen????…

’sen’ susmakta, bakmakta hüzün dolu gülümsemeyle… ve yavaşçacık elini yavaşça kaldırmakta havaya dans figürünü andıran bir edayla, elindeki hançer görünmekte o anda… bir ritüel yaşanmakta…

iç ses: yapma!!!…

ve slow motion’a slow motion’la yetişmeye çalışmakta, engel olmaya çabalamakta, slow motion ona engel olmakta… beyazlar ’sen’in kadınlık organına inen hançerle kırmızıya boyanmakta, boyanmakta, boyan… ve chopin kan kusarak piyano çalmaya başlamakta…

iç ses: ölüm marşı!

Yorum yok

Yazı ile ilgili yorumları en son yorumlardan başlayarak tarihe göre sıraladık.
Yorum Yaz | Takip Et

Yorumlarınız?

-kurtar beni! kendinden de, benden de. öyle davran ki, artık birbirimizle uğraştan vazgeçelim, ben de sana karşı daha uysal olayım.

aşırı sarhoşluktan ve dünyayı unutmuşluktan yorgun, solgun. yan yana yürüyerek geldiler ve önlerine baktılar; oyunda, gülmekte ve uykuda olduğundan çok birbirinden uzaklaşmış olarak. sonra yukarıda dilsiz kucaklaşmalar; ne kanuna karşı gelerek ne de ona uyarak yapılan dilsiz ödevler. ama uzun uzadıya değil. değil artık uzun uzadıya.

-ben duygularımı soydum ve giyisilere soktum.
-için mi söylüyor bunu bana?
-içim! durup dinlenmeden aradım, uzun yıllar araştırdım, ama içimde bir kimseye rastlamadım hiç bir zaman.